3 Eylül 2016 Cumartesi

Son 24 saatte 19 şehidimiz var ama 147 terörist öldürdük diye kendimizi kandırıyoruz sadece.

Sizin kardeşiniz, ağabeyiniz, eşiniz, Babanız değil tabi ölen 19 insan..

Henüz acıyla tanışmamış milyonlar günlük yaşamın zorluklarıyla uğraşırken çok da etkilenmemektedir.

Çünkü çocuğun sünneti, kayınvalidenin dırdırı, komşunun rahatsızlığı, bacanağın kabahati, patronun atarlanması, metrobüsün kalabalığı, evin kredisi, arabanın arızası, küçük kızın okul masrafları, oğlanın üniversite giderleri, site aidatı, yaz tatilin nerede yapılacağı, aşkına karşılık bulamayan Berk, sevgilisini kıskanan Pelinsu, askerliği erteleyen Mehmet, KPSS ye hazırlanan işsiz Suna, plajda arapları gören laik teyze, sokakta miniyi gören tarikat ehli genç, ülkücü Bahadır, sosyalist Mahir, benzin kaçakçısı Hurşit, dalavereci müteahhit Necati..

Şimdi bu liste uzar, şunu demeye getiriyorum. Ölen ölmüş olabilir ama bu halkın çok da umurunda değil. Önceliklerimiz arasında insanların ölmesi, haksızlığa uğraması yılanın bizimle aramızdaki mesafe ile orantılı. Kendi kabuğunda sıranın kendisine geleceğini bilmesine rağmen bilmiyormuş gibi davranıp sorunu çözmek yerine acıya sırtını dönen bir toplumuz. Çözebilme kapasitemiz olmasına rağmen aman niye başıma belayı alayım düsturuyla elbet biri çözer anlayışıyla etliye sütlüye dokunmadan yaşamayı beceri saydığımız gibi elbet biri çıktığındaysa şayet kısa vadede zararını göreceksek onu alt edip yaşamaya devam etmeyi de bir halt sanan bir toplumuz aynı zamanda.

Bu anlayışı Allah yasaklıyor. biz kutsuyoruz. ve Müslüman olduğumuzu iddia edip kafir avına çıkıyoruz. Allah İsrailoğullarını Kur'an' da boşuna örnek vermiyor. Ne diyordu onlar:
“Ey Mûsâ, muhakkak ki biz onlar orada olduğu sürece ebediyen, asla oraya girmeyiz. Artık sen ve Rabb'in gidin, böylece ikiniz savaşın, biz mutlaka burada otururuz.”

Ve Musa'nın kavmi gibi Allah'la aramız açıldığında neden bu musibetler bizi buluyor diyoruz, sebebinin biz olduğumuzu hiç düşünmüyoruz bile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder