Sultan Abdülmecid konuyu öğrenince İrlanda halkına beş bin poundluk yardımda bulunmak istedi (1847). Fakat kraliçe Victoria, İngiltere ablukasında olan tebaası İrlanda halkına kendisi dahi iki bin poundluk göstermelik bir yardımda bulunduğundan buna izin verilemeyeceği ve miktarın düşmesi gerektiğini bildirdi. bu arada hayatta kalanlara yardım etmek bir tarafa, tam bir kolonizasyon anlayışıyla bir deri bir kemik kalmış insanları, düşük ücretlerle kanal ve yol yapımı gibi işlerde çalıştırdı. Bunun üzerine Abdülmecid çareyi bin poundluk nakdi ve üç gemi dolusu ayni (gıda ve tohum) yardım yapmakta buldu. Tabi krallık bu yardımı engellemek için elinden geleni yaptı ve gemileri Dublin Limanı’ na yaklaştırmadı. bunun üzerine gemiler yardımları Dublin’ e yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Drogheda Limanı’ na boşalttılar.
Bu vaktinde yapılmış hayırlı davranış, pek çok kişiyi ferahlatmış ve ölümden kurtarmıştır. Drogheda halkı bu yardımı hiç unutmaz. Nitekim 1995’ te yapılan törenle, zamanın İrlanda büyükelçisi Taner Baydok’ un da katılımıyla, dönemin Drogheda belediye başkanı Frank Godfrey tarafından yaptırılan ‘şükran plaketi’ bu yardımı ölümsüzleştirmek adına Türk gemicilerin misafir edildiği eski belediye sarayının duvarına çakılır. Burası günümüzde Westcourt Oteli’ dir.
İrlanda bu vefayı Lozan’ da da göstermiştir. Birçok İrlandalı, özerklik günü geldiğinde İngilizlere ‘Çanakkale’de sizin için savaştık’ dedirtmemek için savaşa dahil olsa da, şu anı Abdülmecid’in yardımını unutmadıklarının kanıtıdır;
1923’ te Lozan’ da Türkiye ile alakalı müzakereler yapılırken Yahya Kemal de oradadır. Avrupalı bütün delege ve temsilciler Türkiye aleyhine oy verirken sadece İrlandalı temsilci her oylamada bizim lehimize parmak kaldırır. Bu durum şairimizin dikkatini çeker ve bir fırsatını bulup kendisine ‘herkes bizim aleyhimizdeyken, siz her seferinde lehimize oy kullanıyorsunuz, bunu niçin yapıyorsunuz?’ diye sorar.
İrlandalı, Yahya Kemal’ in yüzüne şöyle bir bakar ve ‘böyle yapmaya mecburum. benim gibi her İrlandalı da buna mecburdur. Biz açlık ve kıtlıktan kırılıp, ölümle boğuşurken (1845 - 1849) diğer Avrupalılardan hiçbir yardım ve destek görmedik. Ama sizin Osmanlı atalarınız, yardım olarak bize hem para hem de gemiler dolusu erzak gönderdiler. Bu ivedi zamanda gerçekleşen Osmanlı yardımı, çok sayıda İrlandalının hayatta kalmasına vesile olmuştur. O zor günlerde bize insanca, dostça uzanan eli asla unutamayız. Siz her zaman desteklenmeye layık bir milletsiniz; bunu çok iyi hak ediyorsunuz!’ diye cevap verir.
kaynak:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder