18 Aralık 2016 Pazar

Sesi kısık bir radyoda çalan türk sanat müziği şarkısı,

Sarıyer tepelerinde, boğazın iyot kokusunu duyabileceğiniz kadar denize yakın, güneşin denize battığını görecek kadar da uzak duran bir evin mutfağında, işinizi yaparken duyabildiğiniz o türk sanat müziği şarkısıdır aşk. İçinizi eriten nağmeler tereyağında kavrulan pirincin tadına karışır. Gözleri bir zamanlar gören yaşlı bir adam şarkıya kendini hafiften kaptırmış, usul usul mırıldanmaktadır. Adamın gözleri boğazın rengi, kadın bilir. Bir daha hiç göremeyecek olsa da adam kendisini, güzel fotoğraflar bıraktığını bilir adamın zihninde. Yıllardır bir gün bile evden dışarı çıkmadan huzur içinde bütün zorluklara göğüs gererek yaşamışlardır. Mutluluk huzurdan geçirir yolunu, kaynayan çorbanın içine düşer. Hiç canı yanmaz, karnı acıkmıştır sadece. Adam, eşliği kendisine eşlik etsin diye biraz sesini yükseltir, kadın da mırıldanmaya başlar şarkıyı. Bu davet dudaklarında bir gülücük bırakır. Yüzündeki gülümseme 60 yaşlarının sonundaki bir genç kızın gülümsemesi gibidir. Sessizce ayni şarkıyı paylaşıp hayatın kırıklarını temizlerler bir öğle yemeği vaktinde.

- Pervin, Müzeyyen' i dinlemiştik bir akşam.. Ne kadar güzeldin o gece..
- Yeşil tayyör vardi üzerimde, İspanya' dan sen almıştın onu bana..
- Evet hatırlıyorum.. Duruyor mu o hala?
- Tabii duruyor Ömer' cim hediyen o senin durmaz mı?
- Ah karıcım.. ah sevdiğim..
- hadi hadi.. Çorbanı koydum kaşık solunda bardağında su var.. Biraz bekle soğusun çorban yakma ağzını..
- Defne yedi mi?
- Yedi o Ömercim yatıyor şimdi koltukta bize bakıyor hınzır..
- İyi iyi.. Pervin boğazda balık yemeyi özledim
- Tamam hayatım yarın aldırırım Yalçın' a ben, balık yaparım sana..
- Çok güzeldin o gece...
- Aman Ömer' cim hadi iç çorbanı..

yurttan sesler korosu devam eder...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder