7 Şubat 2017 Salı

Newton' un evrensel kütleçekim yasasına göre nesneler birbirlerine doğru çekme kuvveti uygularlar. Dünyamız da en basitinden uzay istasyonuna bir çekme kuvveti uyguluyor. Dünya üzerinde yer çekimi 9.81 m/s^2. Bu yasaya göre kullanılan formülü ele alacak olursak uluslararası uzay istasyonunda ise bu çekim Dünya üzerindekinin yaklaşık yüzde 89 'u kadar. Yani epey fazla. Tahmin etmeye kalksak muhtemelen bu kadar olduğunu düşünemezdik, en azından ben düşünemedim. Uzay istasyonu dünya yüzeyinden yaklaşık 400 km uzaklıkta. Yer çekiminin 0.89*g olduğunu biliyoruz peki nasıl havada kalıyor bu astronotlar?

Asansörün halatı kopsa ve siz içerisinde olsanız, serbest düşüş yaparsınız. O asansör yere çakılana kadar havada asılı kalırsınız free fall diyelim. İçerisindeyken etrafınızdaki şeyler duruyor gibi olacak. Uzay istasyonu yaklaşık 400 km uzaklıkta dünyanın etrafında dönüyor. Bu dönüşünü yaparken hem yatayda hem düşeyde hareket ediyor. Yani dünyanın yuvarlak olmasından dolayı. Biz sadece yatayda hareket ettiğini düşünüyoruz, öyle olsaydı dünyadan uzaklaşırdı zaten. Düşeyde hareketini yaparken serbest düşüş yapacak kadar ivmesi oluyor hal böyle olunca astronotlarımız tıpkı asansörün içerisinde düşüyormuş gibi oluyorlar. Ancak uzay istasyonu dünya etrafında dönerken sadece düşeydeki hızıyla sabit kalmıyorlar. O kadar yükseklikte bile hala atmosfer mevcut ve hala sürtünme oluyor. Düşeydeki ivme dengelendiği zaman havada kalıyorlardı, ancak sürtünme bu dengeyi bozuyor. Bunu ayarlamak için istasyonu roket kullanarak yörüngeye oturtuyorlar, bu olay esnasında astronotlar serbest düşüşte olmuyorlar tabi ki. Bununla ilgili Reboost videolar'ı var. Bu arada uzay istasyonu saatte 27 bin km ortalama hıza ulaşıyor. Serbest düşüş yaparken oluşan havada asılı kalma olayını, parabolik uçuş yapan uçaklarla deneyimlemek mümkün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder