28 Aralık 2016 Çarşamba

Her şeyi tutkuya dayalı bir uyumluluk ya da uyumlu bir libido aracılığıyla çözmeye ve eritmeye yarayan aşk hissiyatımız, hayata ve ölüme dair bir tür evrensel bir yanıt, ideal bir ikili yaşam umuduyla birleştirici dünyanın öngördüğü bir eksikliğe yani ölüme yanıt biçimidir.
Hayata duygularımızla yanıt verebilmek için her türlü yapı, derinlik, tutkunun çöktüğü bir sistemde can sıkıntısına eklemlenen bir tür yanıtlama gücüdür belki de. Kurtuluşu kendinde bile arayamayan bizlerin, yani bir bilinç olamayan bizlerin, bir başkasının bilincinde bütünleşme ve ölüm duygusunun akışının önünü kesebilmek için duygularımızı yönelttiğimiz bir yoldur.

Bazen Hristiyandır, insandaki duyguların ilişkilerini bir ikiliğe indirger (tüm batı, insandan doğan her şeyi ikiliğe indirgemeye çalışmıştır, kadın erkek, doğru yanlış, iyi kötü, tüm bu sistemler çökmüştür ve dalgalı bir şekilde akıp gitmektedir): Sevmek ve sevilmek. Hristiyanlık sayesinde acı, aşk ve sevmeye dönüşmüştür.
Hristiyanlığın kültürleşmeye sunduğu bir yapılanma iken, aşktan önce kültürlerde ayartma ve meydan okuma hakimdi. ayartmayı bir meydan okuma, bir oyun, sonu olmayan ritüel bir değiş tokuş, bir açık arttırma veya gizli bir suç ortaklığına benzetebiliriz
O güne kadar kullarını hiçbir zaman sevmemiş olan tanrı ne olduysa bir anda fikrini değiştirince dünya bir meydan okuma alanındansa, iktidarın uyuma zorladığı, uyumunda aşka yol açtığı bir biçime dönüşmüştür.

Bu Adidas, bu Nike, tüm bu parlayan tabelalarıyla sizi kendine çeken bankalar; bu stabiliteyi, ciddiyeti, uyumluluğu garantileyen koskoca fabrikalar; tutkunuza karşılık bulabilmeniz için kudretlice duran bu devasa alışveriş merkezleri siz aşkta bütünleşemeyesiniz ama bunu umma gücünüzü arttırabilmek için var. bağırmak istiyorum ama bağıramıyorum işe yaramayacak çünkü. Ama üzülebilirim. elimden bu geliyor.
Tüm tarihin acıları zamanla her yere yayılmış ve bu dünyadaki olabilecek her türlü yapıyı, derinliği ve tutku nesnesini çürütmüş, bana da aşk diye bir yanılsama bırakmış. Üzülmek bile istesem üzülemem. Tüm tarihteki yapılmış yanlış seçimler, ayakta tutulamayan değerlerden koskocaman bir acı kalıyor bize ve bunu kullanabileceğimiz her türlü yapının yoksunluğunda acımız hepimizin etrafında dönen bir rüzgar gibi.. Bu doğan acı bu çağa ağırlık yapıyor, tabii ki bende üzerimde hissetmeye mahkummuşum demek ki.

Aşk, olmayan bir dünyaya ait tek işe yarar amaç, tek işe yarar bağışlanma biçimidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder